Bulut bilişim, bilgi işlem kaynaklarının yerel makineler yerine sunucularda nasıl yer aldığını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Fiziksel veya sanal olabilecek bu bilgi işlem kaynakları, dünyanın her yerinden internet üzerinden erişilebilir. Bir bulut, farklı coğrafi bölgelerdeki ofislere hizmet veren bir şirketteki çalışanlar tarafından özel olarak kullanılan kaynakları barındıran tek bir sunucudan, her seferinde milyonlarca kişiye hizmet veren dünyanın dört bir yanındaki veri merkezlerinde bulunan binlerce sunucuya kadar her şey olabilir.

Bulut bilişiminin en önemli avantajlarından biri, sağladığı ölçeklenebilirliktir. (Bu terim ile, bir sistemin artan kullanıcı sayısı ile işlevini sürdürebildiği ifade edilir. Yüksek ölçeklenebilir uygulamalar her koşulda tasarlandıkları şekilde çalışırlar) Büyük ölçekli bir bulut sağlayıcısı kullanmak, bir şirketin saatlerce bile olsa kaynakları gerektiğinde kullanmasına izin verir. Eğer bir şirketin sistemi çok kısa bir sürede 2 sunucudan 200 sunucuna taşınması gerekiyorsa, bu çok kolaylıkla bulut bilişimle başarılabilir ancak geleneksel yaklaşımı kullanarak şirket kaynaklarını yönetmek aylar sürebilir. Bu büyüme planlaması, yeni ekipman satın alma, yazılım lisansı alma, bu kaynakları yapılandırma ve dağıtma için harcanan zaman ve para içerebilir.

Öte yandan, bir şirket bir bulut sağlayıcısı ile genişler ve genişleme beklendiği gibi gerçekleşmezse, bulut kaynağının kullanımı gerektiğinde çok hızlı bir şekilde yeniden ölçeklenebilir.

Bulut bilişim modeli üç kategoriye ayrılır: public, private ve hybrit. Public bulutlar genellikle sanallaştırma teknolojisi kullanan ve saatlik olarak kiralanan kaynaklardır. Private bulut modeli, bulut sağlayıcısından özel kaynakların kiralanacağı yerdir. Bu, yerel bir ağla aynı şekilde çalışan bir dahili ağ kurmak gibidir. Hybrit bulut hem özel hem de genel bulut altyapısını kullanır. Veritabanları gibi anahtar bileşenler, private bulutta bulunabilirken, bir web uygulaması public bulutta olabilir.

Bununla birlikte, bulut bilişim hizmet modeline göre de 3 gruba ayrulır: Infrastructure as a Service (IaaS), Platform as a Service (PaaS) ve Software as a Service (SaaS)

IaaS(Bir Hizmet Olarak Altyapı), bir şirketin ihtiyaç duyduğu donanım ve yazılım kaynaklarını oluşturma ve yönetmeyi içeren bir hizmettir. Burada sunucular (özel veya sanal makineler), güvenlik duvarı, yerel alan ağı tesisleri, DNS, depolama alanı, belirli veritabanları, yük dengeleme ve yedeklemeler sunulur. Amazon'un EC2, RackSpace Cloud ve DigitalOcean örneklerdendir.

PaaS(Bir Hizmet Olarak Platform), geliştirme ve dağıtıma yönelik imkan ve yetenekler sunmaktadır. Genellikle işletim sistemi, programlama dili framework’ü ve bağlı diğer kütüphaneler, veri tabanı ve web sunucularını içeren bir bilgi işlem platformudur. Örnek olarak Google App Engine, IBM Bluemix, Microsoft Azure verilebilir.

Bir Hizmet Olarak Yazılım (SaaS), internet üzerinde yazılımın ücretli üyelik ile kullanılmasıdır. Uygulamanın çalışabilmesi için gerekli sistem altyapısı ve diğer yazılımlar zaten mevcuttur. Microsoft Office 365 ve Google Apps gibi büyük ölçekli uygulamalar ile birlikte birçok CRM,E-mail, LMS veya hemen sektör için geliştirilmiş olan yönetim sistemleri örnek olarak gösterilebilir.

Sonuç olarak IaaS sistem ve donanım uzmanlarıyla, PaaS uygulama geliştiricileriyle, SaaS ise çoğunlukla son kullanıcıyla ilgilidir. Bir yazılım firması IaaS ile sistem kiralayıp kendi PaaS yapısını oluşturduktan sonra bir SaaS ürünü ortaya çıkabilir.

Bu noktada SaaS için özel bir parantez açılabilir:

İş kurallarının yeniden düzenlendiği hayatta kiralık yazılım kullanma modelinin özellikle maliyetler ve yönetilebilirlik açısından oldukça önem kazandığı söylenebilir. Her hangi bir web sayfasına erişir gibi kolaylıkla ulaşılabilir ve bir hesap ile yazılım uygulamaları kullanılabilir. İnternet bağlantısı olan her ortamdan her cihazdan işini takip edebilme imkanı ve yazılımın en güncel haline her an ulaşılabilir.

SaaS projesinin avantajları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Kurulum, güvenlik gibi birçok teknik konu ile uğraşmaya gerek kalmadan çözüm bulunmuş olur. Sadece bir web tarayıcısı ile kullanılabilir.

  • Veriler ve yazılım sürekli uzmanlar tarafından kontrol altında tutulur, güvendedir. Teknik arızalar veya virüs gibi sorunlardan da etkilenilmez.

  • Verilere her yerden ve her cihazdan erişilebilir ve kullanılabilir.

  • Lisans maliyeti söz konusu olmaz.

  • Yüksek maliyetli sunucu bilgisayarlara, bunların bakım maliyetlerine ve elektrik masrafları yoktur.

  • Her zaman en güncel hali kullanılır.

  • Uygulama için uyumluluk problemi olmaz. Bilgisayar, tablet, cep telefonu; markası, modeli, işletim sistemi, özelliği ne olursa olsun kullanılabilecektir.

  • Farklı yetkideki kullanıcılar veya müşteriler her yerden verilerine ulaşabilir.

  • Herhangi bir destek personeline ihtiyaç olmaz. Yeni bilgisayar alındığında, mevcut verilerin farklı bir sunucuya taşınmak istendiğinde, sunucu kapasitesi artırılmak istendiğinde; kurulum, veri aktarımı, yeni ayarların yapılması gibi konularda teknik bir personel gerek duyulmayacaktır.


 

Ülkemizde de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2017-2019 Türkiye Yazılım Sektörü Stratejisi ve Eylem Planı dokümanında özellikle değindiği konulardan birisi olmasının ardından pek çok sektörde bulut çözümler ortaya çıktı. Geleneksel yazılım anlayışının giderek kırıldığı bu dönemde uluslar arası rekabete açık SaaS çözümleri sektöre dinamizm getirdi.